<- :: Sonraki Sayfa ->

25/3/2008

Yarı insan yarı hayvan!

Yarı insan yarı hayvan!

 

İnsan genlerini hayvan yumurtalarına yerleştirip embriyolar geliştirecekler. Sonra hücrelerini kullanacaklar ama...

 

İngiltere işte bu tartışmayla sarsılıyor. "Yarı insan, yarı hayvan, hibrid embriyolar"ın geliştirilmesi için düğmeye basıldı. Gerekli iznin çıkması için tasarı parlamentoya geldi. Parlamenterler oy kullanacak. Hekes vicdanıyla baş başa. Bazıları o kadar karşı ki istifayı bile göze alabileceklerini söylüyor. Ama bilim adamları, bu "yarı insan yarı hayvan embiyoların" hücrelerini kullanarak birçok hastalığa çare bulabileceklerini savunup, tasarının geçmesi için bastırıyor.

İngiltere'de 200'ü aşkın tıbbi kuruluş ve yardım derneği, parlamentonun her bir üyesine gönderdikleri mektuplarla, hükümetin insan ve hayvan DNA'sı kullanarak hibrid embriyo oluşturma planlarını desteklemelerini istedi.

"Ahlaka ve insana saygısızlık"

Yasa tasarısı, bir dizi kilise liderinin sert eleştirilerini getirmiş, bazıları bu girişimi ahlaka ve insan yaşamına saygısızlık olarak değerlendirmişti. Yardım dernekleri ve tıp kuruluşları, embriyoların sadece tıbbi araştırmalarda hücre üretmek amacıyla kullanılacağını savunuyor.

Önümüzdeki aylarda İngiltere parlamentosunda görüşülecek olan tasarı, hayvan yumurtalarına insan genleri karıştırılmak suretiyle hibrid embriyolar yaratılmasına izin verecek.

Alzheimer ve Parkinson tedavisi için önemli

Tasarı, Parkinson ya da Alzheimer gibi henüz çaresi bulunamamış hastalıklardan muzdarip kişiler ve bilim adamlarının büyük desteğini görüyor. BBC muhabiri Jasmin Souesi'nin aktardığına göre, mevcut tartışma, parlamento üyelerinin, 'kendi vicdanlarına ya da partilerinin talimatlarına göre oy kullanma hakkına sahip olup olamayacakları' etrafında dönüyor.

Parlamenterler vicdanlarına göre oy kullanacak
Geçmişte İngiliz politikacılara, bazen 'vicdani meseleler' diye tabir edilen konularda özgürce oy kullanma hakkı verilirdi. İşte kilise liderleri, kök hücre meselesinde de benzer bir tutum izlenmesini umuyorlar. Özellikle Katolik Kilisesi üyeleri, insan yaşamının kutsallığına saldırdığı gerekçesiyle bu tasarıya karşı çıkıyorlar.

Ama Anglikan kilisesi liderleri de geri kalmıyor, York Başpiskoposu John Sentamu, dinin gözardı edilemeyeceğini, çünkü İngiltere'nin Hristiyan prensiplerine dayanarak kurulduğunun altını çiziyor.

Parlamento'da oylanacak

İngiltere'de önde gelen ve halkın yakından tanıdığı bir isim olan, üreme uzmanı Robert Winston, kilisenin halkı, araştırmalar konusunda yanlış yönlendirdiğini savundu. Anlaşıldığı kadarıyla, en az üç bakanın önerilen yasa tasarısı konusunda çekinceleri var. Ama hükümetin önerdiği bir tasarıya karşı oy kullanmaları da mevkilerini kaybetmeleriyle sonuçlanabilir. Parlamentoda ilk kez Şubat ayında görüşülen tasarının bir daha ne zaman tartışılacağı bilinmese de hükümetin gündeminde büyük yer teşkil eden bir yasa taslağı olduğu muhakkak.

13/3/2008

Acun'un akıl almaz kaderi

Ekranlarda sempati saçan Acun'un aslında büyük bir trajedinin kahramanı olduğunu biliyor muydunuz?

"Var mısın Yok musun" programının sevilen sunucu Acun Ilıcalı, görme özürlü yarışmacı Evren'e yaptığı sürprizle bugün bir kez daha gönülleri fethetti.

Ekranlarda sempati saçan Acun'un aslında büyük bir trajedinin kahramanı olduğunu biliyor muydunuz?

Acun, trafik kazasında önce babaanne ve dedesini, 4 yıl sonra da anne ve babasını kaybetti. Yine tam 4 yıl sonra, başka bir trafik kazasında bu kez kendisi mutlak bir ölümden döndü.

Acun Ilıcalı, ailesinin peşini bırakmayan bu akıl almaz kaderi anlattı.

19 YAŞINDA EVLENDİM

Çok sevdiğim babaanne ve dedemi trafik kazasında yitirdim. Karşıdan karşıya geçiyorlardı. Bir arabanın altında kaldılar.

Bu olaydan 4 yıl sonra aynı korkunç kader bu kez anne-babamı buldu.
Ben 19 yaşında evlendim. Bir kızım oldu. Kızım henüz 10 aylıktı. Annem ve babamla Bodrum'a tatile gidecektik. Benim son anda işim çıktı, "Siz gidin daha sonra geleceğim" dedim.

Kızım Banu da onların yanındaydı. Balıkesir'i geçmişler. Babam sakin sakin konvoyu sollarken, bir anda karşısına 180'le gelen bir araç çıkmış ve kafa kafaya çarpışmışlar. Annemle babam orada rahmetli olmuş. Kızım çok ağır yaralanmış.

ANNEM ÖLMÜŞTÜR

Balıkesir Devlet Hastanesi'ne gittim. Bir adam duruyor. Adamın yanına gittim. Annemi sordum. 'İlknur Ilıcalı ile görüşmek istiyorum' dedim. Adam bir deftere baktı ve sayfayı çevirdi "Ölmüştür" dedi. 'Ergün Ilıcalı ile görüşmek istiyorum' dedim. "Ölmüştür" dedi. Ben şoktayım ve kızım Banu'yu soramıyorum. Sadece vücudunda 18 kırık vardı. Düşünün o zaman henüz 10 aylıktı..

KIZIM MUCİZE ÇOCUK

Dünyada, bundan daha büyük bir acı olamaz herhalde. Öyle bir acıydı ki, kızımın yaşamasına sevinememiştim bile. Banu'nun o kazadan sağ çıkması gerçekten mucizeydi. Ben o yüzden kızıma "mucize çocuk" derim. Yaşadığı bunalım sonucunda eşim Seda'dan ayrıldım.

'KOLUMDA 36 DİKİŞ VAR'

Ailemi trafik kazasında kaybedip, sonrasında ilk eşimden boşanınca ben de ipler tamamen koptu. Herkesin bir gün öleceğini, hayatın anlamsız olduğunu düşünerek ölümden hiç korkmadan yaşamaya başladım. Gidip motosiklet aldım. Sonra büyük bir kaza geçirdim. Bir araba soldan gelip çarptı. Arkamda da yakın arkadaşım vardı. O da o kazada vefat etti. Benim ise sol kolum kırıldı. 2 ay hastanede yattım. 36 dikişli bir ameliyat geçirdim ve koluma platin takıldı. Yani ben de mucize eseri yaşıyorum."

9/3/2008

PLAJDA Fragman plato film

 

 

PLAJDA Fragman plato film

9/3/2008

PoLatMan,Kurtlar Vadisi 24.Bölüm'e Özel






9/3/2008

Bu Olaylar Gerçek

Aynı turizm şirketine ait iki otobüs, yolda karşılastı şoförler ellerini bırakıp birbirini selamladı 52 kişi öldü.
Bitlis

Asabi çoban ot yemeyen koyununu tüfeğin dipçiğiyle dövmeye başladı,tüfek ateş aldı çoban öldü.
Bitlis

Odun kesmek için ağaca çıkan çiftçi , Nasreddin hoca fıkrasındaki gibi bindiği dalı kesmeye başladı. Farkettiğinde iş işten geçmişti dalla birlikte yere çakıldı hastanede öldü.
Antalya

İki odayı yıkıp tek oda yapmak isteyen bir evsahibi , işi abarttı.Tek duvar için kazma yerine dinamit kullandı.Mahalleyi havaya uçurdu .yaralandı
Trabzon

Şaşkın köylü üç katlı evinin terasındaki kömürlükte buzağı beslemeye basladı.buzağı büyüdü ,250 kiloluk dev bir inek oldu.bulunduğu odaya sığmayan inek,3 katlı evden vinçle indirildi.
Izmir

Karadenizli iki kardeş , çatıdaki hurdaları satmak istedi.Ağabey çatıya çıktı,demir yığınlarını asağıdaki kardeşine atmaya basladı.kardeşi ise hepsini tuttu biri hariç: Buzdolabı...onun da altında kalıp ağır yaralandı. Hastanede,"hızlı attı tutamadım" dedi.
Izmir

Askerden yeni dönen genç dünya evine girdi.gerdek gecesi eşine askerlik anılarını anlatmaya başladı.bir ara kendini kaptırdı yanında getirdiği el bombasını gösterdi.bak "bunu çekince patlıyo dedi" ve pimi çekmiş oldu.yeni evli çift öldü.
Edirne

6/3/2008

TAN- SÖZÜMÜ TUTAMADIM

 

 

TAN- SÖZÜMÜ TUTAMADIM video klip

5/3/2008

Etkileyici Mesajlar

Yalanlar bitmez dudaklar susmayınca sevgi olmaz gözler ışıl ışıl bakmayınca

Seni Günde bir kere düşünüyorum , o da 24 saat sürüyor...

Dünyada bir çok insan var.Kimi mutlu kimi mutsuz,Kimi ağlayıp kimi gülüyor ama güzelliklere ve mutluluğa layık bir insan var o da su an mesajımı okuyor

Bu dünyada 6 milyar insan var, 2999999999 milyonu uyuyor,1000000000 u yemek yiyor, 2000000000 u uyuyor, 1 güzel kız da mesaj okuyor..

En ağır isçi benim . Çünkü 24 saat seni düşünüyorum.

Seni sevecek kadar yaşasaydım ölümsüz olurdum

Rüyaların en güzelini görürken Allah'ın seni koruması için gönderdiği meleğin kanatları öyle büyük olsun ki;en masum anında sana kimseler zarar veremesin

Umutlarının bittiği yerde düşlerine sarıl;düşlerini paylaşacak birini ararsan ben buradayım

BİZ NE KADAR KIRMIZI PABUÇLU SIRIN KIZLARLA DANS ETMESİNİ BİLMESEK DE,KARTAL'IN BİLE UÇMADIĞI,ŞAHİN'İN BİLE YUVA YAPMADIĞI YERDE,ŞEYTAN'LA DANS ETMESİNİ BİLİRİZ..

SENİ TANIMADAN ÖNCE BEN DEĞİLDİM,SENİ TANIDIKTAN SONRA BENDEKİ BENSİZLİĞİN ASLINDA SENSİZLİK OLDUĞUNU ANLADIM..

Ne seni unutacak kadar zaman geçenek,nede geçen zaman seni unutturmaya yetecek,bırakıp gitsem de unuturum sanma,zaman alışmayı öğretir,unutmayı ASLA...

DALGALAR KIYIYA ÇARPARKEN SU SÖZÜ SÖYLER;SENİ SEVİYORUM...

Sen;Bailes's kadar tatlı,Tekila gibi çarpıcı,Dhmple kadar asil,Kanyak gibi sıcak,Şampanya gibi özel,Malibu kadar egzotik,Kokteyl kadar karmaşıksın...

3/3/2008

Aşk Nedir?

Aşk, iyi geceler öpücügünü uzun tutmaktir. Beklentidir.
Aşk, delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir.
Aşk, zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir.
Aşk, simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir.

Aşk, saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir
Aşk, Seviselim demeden sevismek, yanindakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktir.
Aşk, baglandigini sandiginda, karsindakine hayir deme sansini tanimaktir.Inceliktir.
Aşk, korumaktir. Sorumluluktur.
Aşk, ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.
Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktir. Şehvettir.
Aşk, evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
Aşk, sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir.
Aşk, saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir.
Aşk, sizi kucaklayan kollarin, gittikçe daha çok sarilmasidir.Mutluluktur.
Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabini almaktir. Sicakliktir.
Aşk, tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir.
Aşk, uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir.
Aşk, kocaman yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
Aşk, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.yatagin üçte birine sikismaktir. Yakinliktir.
Aşk, evin anahtarkidan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.
Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Aşk, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.

Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir.Kaderdir.
Aşk, gerindiginde sizlayan vücut lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Aşk, pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir.
Aşk, rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyip sevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir.Yalnizliktir.
Aşk, asla anlatilmayacak hikayelerdir.

3/3/2008

SAĞLIKLI YAŞAM ÖNERİLERİ

Sağlıklı olmak, insan mutluluğunun öncelik taşıyan bir öğesidir. Sağlık genellikle kendiliğinden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa sağlıklı olma uğrunda çaba gösterilmesi gerekir. Hatta bugünkü bilgilerimiz bize bu uğraşın daha doğum öncesi dönemde başlaması gerektiğini göstermektedir. Doğal olarak bu aşamada yapılması gerekenler, anne ve babalara düşmektedir. Olaya nesillerin sağlığı olarak bakıldığında, sağlığın ve sağlıksızlığın nesiller boyunca aktarılabileceği görülür. Anne ve babalar genetik özelliklerinin yanı sıra kendi sağlıklarına gösterdikleri özenle bebeklerine sağlık aktarabileceklerini bilmelidirler.  

Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük yaşamımızda  uygulamamız gereken küçük ve kolay çabalardan oluşur. Nerede olursa olsun günlük yaşamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek uygulanması, sağlığın korunmasını ve diğer bireylerle paylaştığımız yaşamı kolaylaştırır. Bu kurallardan en önemli bazıları temizlik, sağlıklı beslenme, bedensel ve zihinsel çalışma, düzenli yaşam, sigara, alkol, uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma, sorunlarla başa çıkmada doğru ve uygun yöntemler kullanmadır.  

Çoğunlukla günlük çabalarda hedefin mutluluk olduğu varsayılır. Oysa altta yatan asıl neden güvenlik duygusudur.  Çünkü hayatta kalmayı sağlayan en ilkel dürtü korkudur ve güvenlik duygusu korkunun yatıştırılmasıyla ortaya çıkar. Kendimizi güvende hissedebilmemizin ilk koşulu ise bilmektir. Ancak bildiğimiz şeyi, bildiğimiz kadarı ile kontrol edebiliriz. İkinci basamaksa bilginin eyleme dökülmesidir. Bilgimizi davranışımıza yansıtamıyorsak bu bilgi bizim için huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye geçemez. Bir sonraki aşama ise paylaşarak çoğaltma, yandaş oluşturmadır. Bunun için bilgimize dayanan doğru bulduğumuz davranışı kurallaştırmaya çalışırız. Toplum içindeki pek çok kural bu yolla oluşmuştur. Zaman içinde altta yatan bilgi evrimleştikçe kurallar da değişecektir. 

 

3/3/2008

Hayko Cepkin Melekler ( yeni klip)

Hayko Cepkin Melekler ( yeni klip)

<- :: Sonraki Sayfa ->



Copyright © 2007 ?????zl??????.?????ı?
Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek KULLANILAMAZ.

Webmasterim.Com